eskort bursa bursa bayan escort görükle bayan escort

elit bayan escort bursa escort görükle escort

bursa escort escort bursa bursa bayan escort vip bursa escort elit bayan escort bayan escort

alanya escort bayan antalya escort bodrum escort seks hikayeleri sex hikayeleri

görükle escort escort bayan elit bayan escort escort kızlar bursa vip bayan eskort escort bayanlar escort

canlı bahis siteleri
Bugun...


Uzm. Dyt. Selin Uçak

facebook-paylas
HIZLI KİLO KAYBETMEK VE YO –YO DÖNGÜSÜ TEHLİKESİ
Tarih: 20-09-2021 14:30:00 Güncelleme: 20-09-2021 14:36:00


Yo-yo sendromu olarak bilinen durum, kişinin sürekli bir kilo alıp-verme döngüsü içinde olması ile tanımlanmaktadır. Bu isim, Yale Üniversitesi doktoru Dr. Kelly D. Brownell tarafından, yo-yo oyuncağının aşağı yukarı hareketi baz alınarak türetilmiştir. Yo-yo sendromu yaşayan kişiler kilo vermekte zorlanmaz ancak bu kiloyu korumakta güçlük çekeler. Kilo verme amaçlı diyet yapan kişilerin diyet programı tamamladıktan sonra sadece %5’inin verdiği kiloyu koruyabildiği görülmektedir. Verdikleri kiloyu ya da daha fazlasını geri alan ve sonrasında tekrar ağırlık kaybetmeye çalışan insanlar bir kısır döngüye girer ve bir noktada ise vücut artık kilo vermeye direnç gösterir ve bu noktada kalır. Sürdürülebilir olmayan ve kişinin besin tercihlerini dikkate almayan beslenme programlarının uygulanması, kişide diyet sonrası kuvvetli yeme isteği ve takiben önlenemeyen geri dönüşlere neden olmaktadır. Bunun durumun nedeni vücudun o denli hızlı ağırlık kaybına homeostatik regülasyon sistemi açısından uyum sağlayamaması ve psikolojik olarak beslenme programını alışkanlık haline getirememesi gibi faktörler etkili olmaktadır.

 

YO – YO SENDROMUNUN NEDENLERİ

 

Evrimsel açıdan vücudumuz stabil kalma ve olduğu konumu, vücut ağırlığını koruma eğilimindedir. Bu nedenle sağlıklı bir kişi bir kez hamburger tüketince kilo alma ve 1 kez egzersiz yapınca kilo vermez. Vücut ağırlığının ortalama %10’u kadar kayıp yaşanan diyet programlarında vücudun direnç noktalarından biri kırılmaktadır ve yo – yo sendromu tetiklenmektedir. Kişi bu aşamada diyet programından sıkılabilir ve farklı besin arayışına girebilir. Bu nedenle vücut ağırlığının %10’unun kaybedileceği hız önem arz etmektedir. Çok hızlı kaybedilen ağırlık kişinin açlık duygusunu tetiklemekte ve zaten zorlanacağı bir eşiği daha zor hale getirmektedir.

 

Daha Önce Uygulanan Yanlış Ağırlık Denetim Mekanizmaları

 

Sadece ağırlık kaybetmek için uygulanan, bireye özgü olmayan, olumlu beslenme alışkanlıkları kazandırmayan ve hızlı kilo verdiren tüm uygulamalar yo-yo sendromuna neden olabilir. Zayıflama diyeti yapan bir kişi, ağırlık kaybı için uyguladığı yöntemden ilk olarak haz alır ve bir süre devam ettirir. Ancak, zaman içerisinde, kendine uygun olmayan ya da alışkanlık kazanmadan uyguladığı yöntemden sıkılır ya da uygulayamaz hale gelir. Eski beslenme ve fiziksel aktivite davranışlarına geri döner, bu duruma başarısız olmanın verdiği psikolojik durum da eklenir. Bu aşamada sağlıksız beslenme alışkanlıklarına yönelen kişi tekrar kilo almaya başlar ve bu döngü içerisinde yağ-kas oranı bozulur. Egzersiz programının terk edilmesi veya basit karbonhidrat tüketiminin artması sonucu bazal metabolizma hızını da azalır ve ağırlık artışını kolaylaştırır. Bu durum kişinin ağırlık döngüsüne girmesine ve gelecekteki diyet girişimlerinin de etkilenmesine neden olur.

 

KISITLI DİYETLER

 

Kısıtlı ve düşük kalorili diyetler mutlak sonucu ağırlık kaybı gözlenir ve bu nedenle kişilere cazip gelir ancak çalışmalar bu diyetleree başlayan kişilerin %50’sinin 2 ay içinde diyeti bıraktığını göstermektedir. Düşük kalorili diyetlerle kilo veren kişilerin %95’i 1-5 yıl içinde kaybettikleri ağırlığı ya da daha fazlasını geri kazanmaktadır. Bu durum ise kişide başarısızlık duygusu ve diyet programlarının zorlayıcı olduğu düşüncesi yaratmaktadır.

 

SAĞLIKLI AĞIRLIK KAYBI VE YO – YO DÖNGÜSÜNDEN KURTULMAK

 

Yo - yo döngüsüden kurtulmak ancak ve ancak sağlıklı beslenme alışkanlıklarının benimsenmesi ve egzersiz alışkanlığının kazanılması ile mümkündür. Yanlış diyetler yapılan dönemde kaybedilen kas kütlesi enerji harcama mekanizmasını etkilemekte ve tip 2 diyabet riskini arttırmaktadır. Yağ dokusundaki değişimler daha sonraki süreçte ağırlık kaybını zorlaştırabilir ancak doğru bir diyet ile aşamayacağınız bir direnç, veremeyeceğiniz kilo yoktur. Kendinize inanmanız ve sizi anlayan bir diyetisyen ile çalışmanız bu sendromu aşmanın temel yoludur. Diyetisyeniniz sizin kontrol mekanizmanız değildir, sağlıklı beslenme yolculuğunda size eşlik eden bir yol arkadaşıdır.

 

Yo-Yo Sendromundan Kurtulmak İçin Neler Yapılmalıdır?

 

1- Diyete göre yaşamayı bırakıp yaşam tarzınıza göre diyet planlamayı öğrenmelisiniz.

 

2- Diyetin aynı zamanda yaşam tarzı değişikliği olduğunu kabullenmeli ve bunu uygulamaya hazır olmalısınız.

 

3- Tüm besinlerin sağlıklı beslenme programında olabileceğini, önemli olanın yeterli ve dengeli tüketim olduğunu kabullenmelisiniz.

 

4- Zayıflamak için bir mucize aramaktan vazgeçip asıl mucizenin katettiğiniz yol olduğunu fark etmelisiniz.

 

5- Mutlaka seveceğiniz bir egzersiz türü bulmalısınız, sizin için koşu uygun olabilir veya yogayı seviyor olabilirsiniz. Ama tüm spor türlerinden nefret edemezsiniz.

 

6- Su tüketimini arttırmalısınız. Su tüketiminin artmasıyla birlikte vücudunuz toksinlerden ve ödemden arınır. Sağlıklı ve kalıcı kilo kaybı için günlük 2-2,5 litre su tüketilmelidir.

 

7- Vücut ağırlığındaki %10 azalma obezitenin neden olduğu kalp hastalıkları, diyabet ve kanser gibi pek çok hastalığın önlenmesi için çok kıymetlidir. Fakat asıl önemli olan kaybedilen ağırlığın korunmasıdır.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
YUKARI